"Joker" DC Sinema Evreni ve Marvel Rekabetinde Oyunu Değiştirdi

Joker, DC sinema evreninin Marvel ile rekabet edebilmesi için ne yapmak gerektiğini hatırlattı.
"Joker" DC Sinema Evreni ve Marvel Rekabetinde Oyunu Değiştirdi

Todd Phillips’in anti-süper kahraman orijin hikayesi olan Joker sinemada muazzam bir iş çıkarmaya devam ediyor. Film milyar dolar barajını geçmeye çok yaklaştı ve Christopher Nolan sonrası dönemde en başarılı ikinci DC filmi olmaya aday. İlk sırada 1.15 milyar dolarlık gişe başarısıyla Aquaman yer alıyor. Stüdyonun tahminlerine göre Joker, Aquaman’e yaklaşacak ancak ikinci sırada kalacak. Vizyona girmesinin üstünden henüz bir ay geçmeden Suicide Squad ve Justice League gibi içinde gerçekten Batman’i barındıran filmlerin hasılatlarını geçen Joker, DC sinema evreni için çok başarılı ipuçları barındırıyor.

Joker’in başarısı sadece gişe rakamları değil. 18+ yaş sınırlaması olmasına rağmen bu sınıflandırmaya tabi olmayan Aquaman gibi filmlere kafa tutuyor olması ayrıca takdire şayan. Yönetmen Todd Phillips ve Joaquin Phoenix yıllardır Marvel karşısında istediği çıkışı yakalayamayan DC Comics’e neyi yanlış yaptıklarını hatırlatmış oldu. DC Comics yıllardır Marvel çizgi romanlarından farklı ancak en az onlar kadar başarılı bir yol izlemesine rağmen sinemada aradığını bir türlü bulamadı.

DC'nin en başarılı işlerinden biri Aquaman oldu.

DC'nin en başarılı işlerinden biri Aquaman oldu.

Stan Lee, Jack Kirby ve Steve Ditko 1960'ların başında Marvel Comics’i kurduklarında çizecekleri süper kahramanlar için birkaç prensip belirlediler. Marvel kahramanları DC evrenindekilere göre daha insancıl özelliklere ve okuyucunun kendiyle özdeşleştirebileceği psikolojik sorunlara sahipti. Örümcek Adam liseli bir ergenin abazanlıkları ve acemilikleri ile boğuşurken, Fantastik Dörtlü kahramanları sürekli kavga eden bir aile gibiydi. X-Men mutantların insanlara karşı sivil hakları için mücadele ederken, Daredevil kör bir kahramandı. 

Bu durum DC Comics’te çok farklıydı. DC sinema evrenindeki kahramanlar genellikle ya uzaylıydı (Superman, Yeşil Fener, Hawkman), ya milyarder (Batman ve Green Arrow) ya da mitolojiden devşirmeydiler (Wonder Woman, Aquaman, Shazam). Çizgi romanlarda mükemmel bir şekilde resmedilen bu kahramanlar insanüstü varlıklar olmalarına rağmen okuyucuların çok sevdiği ve her bir sayıyı heyecanla bekledikleri kişilerdi. Peki DC Comics neden bu kahramanları sinemaya başarıyla taşıyamadı.

Marvel Formülü DC Sinema Evreni’nde Neden Tutmadı?

Marvel’in kahramanları beyaz perdeye uyarlanmaya daha yatkındılar. Kişisel problemleriyle uğraşırken bir yandan da dünyayı kurtarmaya çalışan süper kahramanlar hem daha vurucu hem de daha kolaydı. Çünkü hayat onlar için yeterince zorken karşılarına ortalama kötü adamlar çıksa dahi mücadelenin zorluğu seyirciye rahatlıkla geçiyor ve final istenen etkiyi yaratıyordu.

DC Sinema Evreni

DC Sinema Evreni

Öte yandan DC sinema evreninde kahramanlar zaten insan üstü yaratıklar oldukları için kötü adamları da uzayın derinliklerinden getirmek ve ikna edici olmak için daha enteresan hikayeler yazmak zorunda kalıyorlardı. Zira bu dünyada kendilerine meydan okuyabilecek güçte bir kötü bulmak pek mümkün değildi. Uzaydan gelen kötüler de seyirciyi hikaye bağlama konusunda pek ile yaramıyordu. DC bu durumu değiştirmek için Marvel’in yöntemini denemeye kadar verdi ama bu girişimler tam bir fiyaskoyla sonuçlandı. Çünkü Marvel’i kendi oyun sahasında kendi kurallarıyla yenmeye çalışan DC, kendi sinema evrenini iyi yapan şeyi unutmaya başlamıştı.

Marvel gibi rengarenk dünyalarda kendi problemleri olan süper kahramanların hikayesini anlatmaya karar veren DC, Aquaman’de bir nebze başarılı olmayı başardı ama en baba süper kahramanlarını bir araya getirdiği Batman v Superman: Adaletin Şafağı ve Adalet Birliği, Marvel’in Yenilmezler filmlerinin yanından bile geçemedi. Adalet Biriiği, vizyonda olduğu süre boyunca Kara Panter’in açılış hafta sonunda yaptığı hasılatı yakalayamadı.

Bunun sebebi DC karakterlerinin kötü ve kalitesiz olması değil, sinemaya uyarlanmalarının zor olmasıydı. Bununla birlikte DC Comics’in elinde Marvel’den daha büyük bir koz vardı ve henüz bunu fark etmemişlerdi.

Marvel’in Film Formülü

Marvel filmleri daha çok ev ahalisi konseptindeki hikayelerdir. Her senaryo bir komite tarafından üretilir ve Marvel evinin kurallarına uymak zorundadır: Rengarenk dünya, kişisel problemleri olan bir süper kahraman ve onun karşısına da yine bu dünyadan ama kahramanı yeterince dövebilecek güçte kötü adam bu kurallardan sadece birkaçı. Yönetmenler ve yaratıcı ekip bu kuralların dışına çıkamaz. Şimdilik bu kural gişede tuttuğu için Disney-Marvel’in bunu değiştirmek gibi bir niyeti yok gibi görünüyor. Arada bir Thor: Ragnarök ve Kara Panter gibi yapımlarla tünelin biraz dışına çıksalar da tüm Marvel filmleri aynı anatomiye sahiptir.

Thor: Ragnarok

Thor: Ragnarok

DC sinema evrenindeki hikayeler ise daha karanlık ve depresiftir. Kötü adamlarını genellikle uzaydan getirdiği için Star Wars-vari bir hikaye anlatımına daha yatkındır. Farklı dünyalara uzanma potansiyeli daha fazla olduğundan illa ki önceden belirlenmiş bir formülü takip etmek zorunda değildir. Dolayısıyla DC Comics farklı fikirlere ve yaratıcı isimlere kapılarını açarak deneysel ve farklı hikayeler anlatmak daha doğrusu risk almak gibi bir avantaja sahip. Joker'de Todd Phillips’in yaptığı tam olarak da böyle bir şeydi. Herkesin beklediğinin aksine Joker’in bir karakter analizi olacağını söyleyen Phillips her ne kadar yapımcıları ve hayranları biraz endişelendirse de bunun ne kadar doğru olduğunu gişede gösterdi. Bu başarı tesadüf olarak yorumlanabilir ancak Marvel de risk aldığı Kara Panter ve Thor: Ragnarök gibi filmlerde turnayı gözünden vurmuştu. İki stüdyo aynı anda yanılıyor olabilir mi?

+18 yaş sınırlaması olmasına rağmen Joker gişede harikalar yarattı.

+18 yaş sınırlaması olmasına rağmen Joker gişede harikalar yarattı.

Bu durumda DC Comics’in yapması gereken şey en iyi yönetmen ve senaristlere kapılarını açarak “yeni bir Batman filmi yapmak istiyoruz. Bu dünyaya senin katmak istediğin bir şeyler var mı” diye sormak. Marvel’in evcil formülü tamamı neredeyse uzaylılardan oluşan süper kahramanlara pek uygun değil, zaten buna gerek de yok. Gittikçe kendini tekrarlayan bir seriye dönüşen Marvel filmlerini kend oyununda yenmeye çalışıp onun gölgesinde kalmaktansa güçlü isimlerle meydan okuyan dünyalar kurgulamak DC için daha iyi bir strateji gibi görünüyor. 

Siz ne düşünüyorsunuz?

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS