Bitcoin Amerikan Ordusu’nun İhtiyacı Olan Süper Bilgisayar mı?

Bitcoin Ağı Yeni Nesil Süper Bilgisayar mı?

Bitcoin son 3 ayda once sağlam bir kar ettirdi, bugünlerde ise yine her zamanki belirsizliği ile yatırımcılara adrenalin dolu saatler yaşatıyor. 2018'in sonundaki hezimeti yaşayan yatırımcıların aynı gemiye tekrar binmekte tereddüt etmesi sanal para dünyasındaki resmi genel olarak özetliyor ama bu sanal dünyanın üstüne bina edildiği teknoloji çok daha enteresan sorular sorduruyor.

Bitcoin ağı tüm zamanların en gelişmiş, en zekice kurgulanmış ve hiç şüphesiz en güçlü süper bilgisayarı... Öyle ki dünya üzerindeki tüm süper bilgisayarların toplamından kat kat yüksek bir işlemci kapasitesine sahip. Bitcoin ağının toplam işlem kapasitesi; dünyanın en gelişmiş 500 süper bilgisayarının toplamının 256 kat daha fazlasına eşit. Üstelik bu rakam birkaç yıl öncesine ait. Şimdilerde işlemci kapasitesine dair net bir bilgi yok ama arttığı kesin. Bu işlemci kapasitesini elinde bulunduran herhangi biri çözülmesi bin yıllar alabilecek problemleri anında çözebilir ve (buraya dikkat) gerçeğe çok yakın tahminleri, simülasyonları ve hesaplamaları saatler mertebesinde yapabilir. Bunlar arasında tüm dünyanın hava veya borsa tahminleri gibi para akışı ile doğrudan ilişkili işler olduğu gibi DNA araştırmaları, petrol ve doğal gaz arama simülasyonları, gerçekte yapılması çok tehlikeli olan kimyasal tepkimelerin sonuçlarının modellenmesi (nükleer silah tasarımı vs…) ve kripto analiz (daha basit bir dille uçtan uca şifrelendiği için çok güvenli olduğuna inandığımız şifrelerimizi ve mesajlarımızı anında kırabilme) gibi geleceği şekillendirecek, dünyanın en gelişmiş ülkelerinin bile henüz yapmakta zorlandığı teknolojiler yer alıyor.

Bu işlerin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için saliseler mertebesinde değişkenlik gösteren trilyon adet datanın eksabaytlar büyüklüğünde disklere sığdırılmadan önce işlenmesi, modellenmesi, sınıflandırılması ve bunlara bağlı problemlerin çok hızlı bir şekilde çözülmesi gerekiyor. İşte burada süper bilgisayarlar devreye giriyor.

Süper Bilgisayarlar ve Bitcoin Ağı

2020 itibarıyla dünyanın en güçlü süper bilgisayarı Japonya’da bulunuyor. En güçlü işlemci kapasitesi listesinin ilk 10’unda Amerika’nın dört, Çin ve İtalya’nın ikişer ve İsviçre’nin bir adet süper bilgisayarı bulunuyor. Bu bilgisayarların birlikte çözülmesi imkansız görünen problemler için kullanılması fikri bilim insanları için muazzam bir imkan olmakla birlikte ülkelerin kendi ajandalarının ağzına kadar dolu olması ve ulusal güvenlik gibi kaygılar bu rüyayı çok uzak bir ihtimale dönüştürüyor. Süper bilgisayarların maliyeti de her ülkenin bu alana yatırım yapmasını riskli bir maceraya dönüştürebiliyor.

Süper Bilgisayar Tasarımı - Dragonball Z Movie 7: Super Android 13

Süper Bilgisayar Tasarımı - Dragonball Z Movie 7: Super Android 13

Aşağıda anlatacaklarımı anlamak için bilgisayar mühendisi olmanıza gerek yok. Bilgisayarlardaki performans göstergesi FLOPS adı verilen bir ölçü birimidir. Virgülden önce ve sonra çok sayıda (ama çok) basamak varsa bu rakamları kaydetmek, onlarla işlem yapmak ve sonuçları en kısa sürede almak olarak da özetlenebilir. Örneğin, 1 exaFLOPS saniyede 10 üzeri 18 ya da başka bir gösterimle 1.000.000.000.000.000.000 adet matematik problemini 1 saniyede çözebilme yeteneğini ifade eder. Anlamadıysanız sorun değil, sadece trilyonlarca işlemi bir saniyede yapabilen yetenekli bir uzaylı gelsin aklınıza, yeter.

Dünyanın en güçlü süper bilgisayarlarından biri olan Sequoia adlı makine saniyede 16.32 petaflops işlem yapabilirken, bu değer Bitcoin ağının işlem kapasitesinin sadece yüzde 1.6’sına tekabül ediyor.

Dünyada çalışan tüm cihazların işlemci kapasitelerini minik minik de olsa bir araya getirip, toplamda muazzam bir gölge süper bilgisayar yapma fikri yeni değil ama bunun nasıl bir protokolle kodlanacağı, işlemlerin doğruluğunun ve inkar edilemezliğinin nasıl sağlanacağı ve çok farklı sayı ve modeldeki cihazların bir arada nasıl uyum içinde çalışacağı, verilerin nerede ve nasıl saklanacağı gibi sorular uzun zamandır yazılım gurularını meşgul ederken ortaya blok zincir adı verilen bir teknoloji çıkıverdi.

Blok zincir teknolojisinin ne olduğunu uzun uzun vurada anlatmayacağım ama örnek vermek gerekirse yakın bir gelecekte internet servis sağlayıcınız size şöyle tekliflerde bulunacak:

"Abc Bey/Hanım, telefonunuzda kullanmadığınız depolama alanını ve ekstra işlemci kapasitesini bulut teknolojimizin geliştirilmesi için kullanılmasına izin vermeniz halinde size ayda 100 GB İnternet vereceğiz. Valla!"

Her gün HD video paylaşımı yapmazsa depresyona girecek olan Instagram gençliği bu tekliflere seve seve "evet" diyecek. Bu yine iyi senaryo, bunu size hiç sormadan yapan uygulamalar da olacak. Bakınız: Kişisel bilgilerinizi size sormadan alan, paylaşan, satan teknoloji firmaları.

İlk örneğe dönecek olursak bu teklifi şimdiden yapan ve geniş kitlelere ulaştırabilen bir mekanizma var ve adı da Bitcoin madenciliği. Ödül olarak binlerce dolar değerinde bitcoinlere sahip olacağınızı bilseniz laptopunuzun akşama kadar çalışmasına müsaade edersiniz. Zira elektrik faturası ayda en fazla 500 lira gelsin, kazanacağınızı ümit ettiğiniz para bundan kat kat fazla.

Bitcoin ağının işlem kapasitesine sahipseniz embriyo halindeki bir insanın bir genindeki nükleotid değişiminin 30 yıl sonra tüm vücuda etkisinin nasıl olacağını ve olası yan etkilerini saatler mertebesinde modelleyebilirsiniz. Kenya’daki kahve üreticilerinin 3 günlük grevlerinin dünya borsalarına ve hisse senetlerine etkisini gerçeğe çok yakın bir şekilde görebilirsiniz. Ya da havayı bilen para piyasalarını da bilir teorisinden hareketle dünyanın en önemli petrol ve doğalgaz arama tesislerinin bulunduğu coğrafyalardaki hava olaylarını muhtemel politik değişkenleri de hesaba katarak modelleyebilirseniz yatırımcıların yönelimlerini ve paranın akış yönünü görebilirsiniz (kontrol edebilirsiniz). Çok sayıda tahmin edilmesi zor değişkenlerin olduğu moleküler dünyada işlem yapabilir, ilaç (aşı gibi) ve kimya sektöründe akıllı ürünler geliştirebilirsiniz. Uzay araştırmalarında çok daha kısa sürede sonuç alabilir, dünyanın farklı lokasyonlarında sürekli toplandığı halde aralarında nasıl bir ilişki olduğu hesaplanamadığı/sentezlenemediği için ne anlama geldiği anlaşılmayan uzaydan gelen sinyallerin analizini yapabilirsiniz.

Yani Bitcoin ağının toplam işlemci kapasitesinin küçük gündemlerle bir ilgisi yok. Dünyanın mutlak süper gücü olmakla doğrudan bir ilgisi var. Bu yüzden süper bilgisayar sektöründe tanıdık isimler yer alıyor: Amerika, Japonya, Çin, Rusya ve Almanya. 

Yıl Süper Bilgisayar Kapasite
(TeraFlops/s) 
Ülke
2021 Bitcoin Ağı 64.000.000 Burası biraz karışık!
2020 Fujitsu Fugaku 415.530,0 Japonya
2018 IBM Summit 148.600,0 Amerika
2018 IBM/Nvidia/Mellanox Sierra 94.640,0 Amerika
2016 Sunway TaihuLight 93.014,6 Çin
2013 NUDT Tianhe-2 61.444,5 Çin
2019 Frontera Dell Frontera 23.516,4 Amerika
2012 Cray/HPE Piz Daint 21.230,0 İsviçre
2015 Cray/HPE Trinity 20.158,7 Amerika
2018 Fujitsu ABCI 19.880,0 Japonya
2018 Lenovo SuperMUC-NG 19.476,6 Almanya

Yukarıdaki tabloda Bitcoin'in hangi ülkenin kontrolünde olduğu sorusunun cevabı biraz karışık. İyi bir kripto para uzmanına sorsanız size sanal paraların merkezi bir otoritenin kontrolünde olmadığına, dağıtık bir mimari üzerine inşa edilmesinden ötürü merkezi bir sunucusu olmadığına ve dolayısıyla herhangi bir ülkeye ait olmadığına dair uzun uzun açıklamalar yapacaktır. Bu hem doğru hem de azıcık yanlış! Başka bir makalede anlatacağım, söz!

Bitcoin Ağı Amerikan Ordusu'nun Kontrolünde mi?

Gölge Fabrika

Peki bunları neden anlatıyorsun derseniz, 2008 yılında James Bamford adlı bir yazar Gölge Fabrika adlı bir kitap yazdı. Kitapta Amerika’nın Ulusal Güvenlik Ajansı olan NSA’in Pentagon’a 2018 yılına kadar exaflops kapasitesine sahip bir bilgisayara ihtiyaç duyacağını söylediği belirtiliyor. Kitaptaki iddialar komplo teorisi de olabilir ama yukarıdaki teknik bilgiler gerçek.

Gelelim makalenin başlığındaki sorunun cevabına: Bitcoin Ağı Amerikan Ordusu'na mı hizmet ediyor? Dünyadaki en büyük teknolojik gelişmelerin arkasında Amerikan ordusunun yatırımları yer alıyor. Bakınız: İnternet, GPS, Uzay Araştırmaları, Radar, Nükleer Silahlar, Jet Motoru, Gece Görüşü, Dijital Fotoğrafçılık, Sonar ve benim en sevdiğim şey olan Koli Bandı (mühimmat kılıflarını mühürlemek için geliştirmişler). Amerikan ordusu tarafından geliştirilen buna benzer yıkıcı teknolojilerin sivildeki kullanım potansiyelini gören şirketlerin Sam Amca'ya yalvarması veya başka(!) bir motivasyon sonucu bunlar kozmik odalardan çıkıp teknoloji mağazalarının raflarında yerini almış. Gelişen ve değişen dünyada her geçen gün daha fazla data üretiliyor ve bunlar kırılması imkansız olarak bilinen algoritmalarla şifreleniyor ve uçtan uca gönderiliyor. Bilginin güç olduğunu herkesten daha iyi bilen Amerikan İstihbaratı’nın bunları çözmek, işlemek ve kaydetmek için yeni nesil bir işlemci gücüne yatırım yaptığını düşünmek çok uzak bir ihtimal değil. Bitcoin ağı işte bu süper bilgisayar ihtiyacını ortadan kaldırıyor ama Amerikan Ordusu’na hizmet ettiğine dair bir delil yok!

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS